Alexander Graham Bell hizmetleri kimdir hayatı     Ömer Hayyam kimdir rubaileri hayatı hasan sabbah     Thomas Edison     Öklid Euclides     Niels Bohr     Şeyh Edebali kimdir hayatı     Stephen Hawking kimdir hayatı     Mimar Sİnan hayatı eserleri kimdir camii     Abdüsselam hayatı kimdir eserleri nobel ödülü     Bill Gates kimdir hayatı microsoft       Öklid Euclides     Thomas Edison     Abdüsselam hayatı kimdir eserleri nobel ödülü     İbni Sina       Michael Faraday     Osman Gazi kimdir hayatı osmanlı devleti       Ebul Iz El Cezeri     Mimar Sİnan hayatı eserleri kimdir camii     Hz Mevlana Celaleddini Rumi hayatı kimdir sözleri     Ömer Hayyam kimdir rubaileri hayatı hasan sabbah     Stephen Jay Gould     Özcan Aydın     Halef İbn Abbas ez Zehravi kimdir hayatı icatları     El Biruni kimdir,biruni hayatı     Battani kimdir hayatı eserleri icatları buluşları     Albert Einstein       Robert Boyle     Nikola Tesla     Marie Curie     John Forbes Nash     İskenderiyeli Hypatia     Robert Boyle     Piri Reis kimdir hayatı denizcilik hava eserleri     İbni Sina     Niels Bohr     Batlamyus Kimdir Hayatı Buluşları Eserleri       El Biruni kimdir,biruni hayatı     Alfred Bernhard Nobel kimdir hayatı     Stephen Jay Gould     Michael Faraday     Cabir bin Hayyan kimdir hayatı eserleri kimya       Bill Gates kimdir hayatı microsoft     Mustafa Behçet Efendi      Nikola Tesla     Piri Reis kimdir hayatı denizcilik hava eserleri  

Mustafa Behçet Efendi

 Mustafa Behçet Efendi(d. 24 Nisan1774, İstanbul – ö. 17 Nisan1834, İstanbul)

 Osmanlı saray hekimi. III. Selim ve II. Mahmut devirlerinde Osmanlı saray hekimliği yapan Mustafa Behçet Efendi, Tıbbiye’nin kurulmasında emek vermiş; tıp ve tabiyat bilimlerinin önemli eserlerinden bazılarını Türkçe’ye çevirmiştir. Onun bu çalışmaları o devirde Osmanlıla’da hâkim olan tıp ve biyoloji anlayışı dışına çıkma eğilimi gösteren ilk çalışmalar idi[1].

Yaşamı

1774 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, Divan-ı Hümayûn kâtiplerinden şairliği ile de tanınan Mehmed Emin Şükühi Efendi’dir. Üçüncü Mustafa Han devri hekimbaşılarından Büyük Hayrullah Efendi’nin torunu, Hekim ve şair Abdülhak Molla’nın ağabeyi, şair Abdülhak Hamid’in büyük amcasıdır.

Süleymaniye Tıp Medresesi’nde okuduğu sanılır. Öğrenimini tamamladıktan ve hekimlik deneyimi kazandıktan sonra, 1791’de Sinan Ağa Medresesi Müderrisliğine (asistan), 1796’da saray hekimliğine, 1803’te Padişah III. Selim’in hekimbaşlığına getirildi. Hekimbaşı olduğu sırada padişahın verdiği para ile Bebek’te “Hekimbaşı Yalısı” adıyla anılan yalıyı aldı; yanında bir botanik bahçesi oluşturdu ve ömrü boyunca bu yalıda yaşadı[2]. 1807’de Padişah III. Selim’in tahttan indirilmesi üzerine hekimbaşılığı sona erdiyse de, on yıl sonra, Padişah II. Mahmud zamanında yeniden hekimbaşı yapıldı. Bu atanma sırasında devrin bir diğer önemli tıp adamı olan Şanizade Ataullah Efendi ile arasında bir siyasi çekişme yaşandı[3].

1821 yılında II. Mahmut’un yakınlarından Halet Efendi aleyhinde konuştuğu öne sürülerek hekimbaşılık görevinden alındı ve kardeşi Abdülhak Molla ile birlikte Keşan’a sürüldü. Onbir aylık sürgünden sonra affedilerek İstanbul’a döndü ve 1823’te üçüncü defa hekimbaşılık görevine getirildi[4].

Kendisi medrese öğrenimi görmüş olmasına rağmen tıp biliminin medresede değil, okullarda modern yöntemlerle öğretilmesi gerektiği görüşünde olduğu için bu konuda çeşitli girişimlerde bulundu, sonuncusu başarıya ulaştı[3]Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk cerrahhanesi onun önerisiyle 14 Mart 1827’de Şehzadebaşı’daki Tulumbacıbaşı Konağı’nda Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire adıyla kuruldu. Okulun kuruluş günü olan 14 Mart, günümüzde Tıp Bayramı olarak kutlanır. Mustafa Behçet Efendi bu okulun nazırlığını yaptı.

1831 yılında İstanbul’da ilk defa kolera salgını görüldüğünde, henüz mikrobu bulunmamış olan bu hastalık hakkında halkı bilgilendirmek için “Kolera Risalesi” adlı bir kitapçık yayımladı; basılı ilk Türkçe tıp kitaplarından birisi olan bu risalesi Almanca’ya da çevrildi[5].

Farsça, Arapça, İngilizce, Almanca ve Fransızca öğrenen Mustafa Behçet Efendi, 18. yüzyılın ünlü bilim adamlarından Comte de Buffon’un “Genel ve Özel Tabiyat Tarihi” adlı 44 ciltlik dev eserinin iki kitabını, Arap tarihçi Şeyh Abdurrahman Ceberti’nin Fransız işgali altındaki Mısır’ın birkaç yıllık tarihini günü gününe tutulmuş notlarla anlatan eserini de Türkçe’ye kazandırdı.

Bu arada, eski çağlardan kalma tedavi yöntemleriyle ilaçları derlediği “Bin Sır” adlı kitabı yazmaya başladı; kitabı tamamlayamadan 1832 yılında hayatını kaybetti. Üsküdar’daki Nasuhi Dergahı’na defnedildi.

Mustafa Behçet, 1000 sır adlı kitabı için ölmeden önce 850 sır derleyebilmişti. Kardeşi Abdülhak Molla’nın bitirmeye çalıştığı bu eseri tamamlayarak yayına hazırlayan, Abdülhak Molla’nın oğlu Hayrullah Efendi oldu.

Kaynakça

^ Turkansiklopedi.com Mustafa Behçet Efendi maddesi, Erişim tarihi:16.06.2011

^ Hekimbaşı Behçet Efendi Yalısı, Kenthaber.com sitesi, Erişim tarihi:16.06.2011

^ a b Ayten Altıntaş, Ferüdun Nafız Uzluk ve Mustafa Behçet Efendi, X. Milli Mevlana Kongresi Tebliğler, Cilt II Mayıs 2002, Konya

^ Ayten Altıntaş, 19. Yüzyılda Keşan’da Görev Yapan Hekimlerle İlgili Belgelerin Değerlendirilmesi, Keşan Sempozyumu Mayıs 2003 Keşan Belediye Başkanlığı Yayınları

^ Bülent Özaltay, Hekimbaşı İsmail Paşa’nın Kolera Risalesi(1847), Hastane Dergisi, Sayı 52, Mayıs-Haziran 2008

 




Adınız  
Yorum Yap