Alexander Graham Bell hizmetleri kimdir hayatı     Ömer Hayyam kimdir rubaileri hayatı hasan sabbah     Thomas Edison     Öklid Euclides     Niels Bohr     Şeyh Edebali kimdir hayatı     Stephen Hawking kimdir hayatı     Mimar Sİnan hayatı eserleri kimdir camii     Abdüsselam hayatı kimdir eserleri nobel ödülü     Bill Gates kimdir hayatı microsoft       Öklid Euclides     Thomas Edison     Abdüsselam hayatı kimdir eserleri nobel ödülü     İbni Sina       Michael Faraday     Osman Gazi kimdir hayatı osmanlı devleti       Ebul Iz El Cezeri     Mimar Sİnan hayatı eserleri kimdir camii     Hz Mevlana Celaleddini Rumi hayatı kimdir sözleri     Ömer Hayyam kimdir rubaileri hayatı hasan sabbah     Stephen Jay Gould     Özcan Aydın     Halef İbn Abbas ez Zehravi kimdir hayatı icatları     El Biruni kimdir,biruni hayatı     Battani kimdir hayatı eserleri icatları buluşları     Albert Einstein       Robert Boyle     Nikola Tesla     Marie Curie     John Forbes Nash     İskenderiyeli Hypatia     Robert Boyle     Piri Reis kimdir hayatı denizcilik hava eserleri     İbni Sina     Niels Bohr     Batlamyus Kimdir Hayatı Buluşları Eserleri       El Biruni kimdir,biruni hayatı     Alfred Bernhard Nobel kimdir hayatı     Stephen Jay Gould     Michael Faraday     Cabir bin Hayyan kimdir hayatı eserleri kimya       Bill Gates kimdir hayatı microsoft     Mustafa Behçet Efendi      Nikola Tesla     Piri Reis kimdir hayatı denizcilik hava eserleri  

Robert Boyle Kimdir Hayatı Çalışmaları

 Robert Boyle ( d. 25 Ocak, 1627 –  ö. 30 Aralık 1691)

 

Robert Boyle denince tarih meraklılarının aklına Boyle kanunu gelebilir. Gazın basıncıyla hacmi arasındaki bağlantıyı açıklayan bu doğa kanununun isim babası Robert Boyle’dur. Bu önemli keşif sayısız bilimsel gelişmeye önayak olmuştur. Fakat Robert Boyle sadece bir bilim adamı olarak yaptıklarıyla değil, Tanrı’ya ve Sözü olan Kutsal Kitaba olan güçlü imanıyla da tanınır.

ROBERT BOYLE 1627 yılında İrlanda’daki Lismore Kalesinde zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. O doğduktan kısa süre sonra tarihçilerin akıl çağı olarak adlandırdıkları dönem başladı. Bu dönemde aydın kesim, insanları yüzyıllardır kölesi oldukları bağnazlıktan kurtarma savaşı veriyordu. Robert Boyle’un da amacı aynıydı. Gençlik dönemini anlattığı otobiyografisinde kendine “Erdemi Seven” anlamına gelen Philaretus adını verdi.

Robert Boyle, gerçekleri öğrenmek kadar öğrendiği her şeyi başkalarıyla paylaşmak da istiyordu. Çok üretken bir yazardı. Eserlerinin, ünlü bilim adamı Sir Isaac Newton da dahil birçok çağdaşının üzerinde büyük etkisi oldu. Ayrıca Boyle 1660’ta Londra’daki Royal Society isimli bilim enstitüsünün kurucularından biri olmuştur ve bu enstitü hâlâ varlığını sürdürmektedir.

Robert Boyle kimyanın babası olarak tanınır. Onun, çağdaşı olan simyacılardan tamamen farklı bir yaklaşımı vardı. Onlar buluşlarını gizli tutuyor ya da sadece yakın çevrelerinin anlayabileceği karışık bir dille yazıya döküyorlardı. Boyle ise buluşlarının tüm ayrıntılarını yayımlıyordu. Dahası uzun zamandır kabul gören hipotezleri körü körüne kabul etmek yerine, gerçekleri saptamak için kontrollü deneyler yapılması gerektiğini savundu.

Boyle’un deneyleri maddenin parçacıklardan oluştuğu ve parçacıkların farklı maddeleri oluşturmak için farklı şekillerde bir araya geldiği fikrini destekledi.

Robert Boyle bilimsel araştırmalara yaklaşımını, The Sceptical Chymist (Kuşkucu Kimyacı) isimli ünlü kitabında çok güzel özetlemiştir. Boyle bu kitabında bilim adamlarına kibirli ve dogmatik olmamalarını ve hatalarını kabul etmeye istekli olmalarını öğütledi. Ayrıca katı görüşlü kişilere, doğru olduğunu bildikleri şeylerle doğru olduğunu düşündükleri şeyler arasında net bir ayrım yapmaları gerektiğini kesin bir dille söyledi.

Robert Boyle dini konularda da aynı tutumu sergiledi. Evren ve canlıların olağanüstü yapısı hakkında keşfettikleri onu bir Yaratıcının olduğuna ikna etti. Bu nedenle, yaşadığı dönemde entelektüeller arasında yaygınlaşan ateizm akımını reddetti. Boyle, akıl gücünü dürüstçe kullanan herkesin Tanrı’nın varlığını kabul etmek zorunda kalacağını söyledi.

Yine de Robert Boyle gerçek aydınlanmaya ulaşmak için insan aklının tek başına yeterli olacağını düşünmüyordu. O Tanrı’dan bir tür vahyin gelmesi gerektiğini düşünüyordu. Boyle, bu vahyin Tanrı’nın Sözü olan Kutsal Kitap olduğunu söyledi. Birçok kişinin Kutsal Kitap öğretilerini bilmediğini ve inançlarını sağlam bir temele dayandırmadığını görmek Boyle’u rahatsız ediyordu. O, ‘Bir kişinin inancını sadece doğduğu yerde inanılan şeylere ya da anne babasının inancına dayandırması nasıl doğru olabilir ki?’ diye sordu. Boyle, insanların Kutsal Kitap bilgilerini artırmalarına yardımcı olmayı çok istiyordu.

Bu amaçla Kutsal Kitabın farklı dillerde basılması için maddi kaynak sağladı. Bu diller arasında Türkçe, bazı Yerli Amerikan dilleri, Arapça, İrlandaca ve Malay dili sayılabilir. Robert Boyle bu yaptıklarıyla, yetenekli ama alçakgönüllü biri olduğunu göstermenin yanı sıra tüm gerçekleri öğrenmeyi ve başkalarının da öğrenmesine yardım etmeyi ne kadar çok istediğini ortaya koydu. Robert Boyle, bir grup bilginin 1573 gibi erken bir tarihte Kutsal Kitabı İrlandacaya çevirmeye başladığını biliyordu. Bu bilginler 1602 yılında Kutsal Kitabın İncil kısmının İrlandaca çevirisini yayımladılar. Daha sonra Tevrat ve Zebur’un da İrlandacaya çevrilmesiyle 1640’ta Kutsal Kitabın tercümesi tamamlandı. Bu çeviri ancak Boyle’un sağladığı finansal destek sayesinde 1685’te basılabildi. İlginç olarak Apokrif kitaplar da İrlandacaya çevrilmişti. Bu metinler Kutsal Kitaba dâhil olmamasına rağmen genelde Kutsal Kitapla beraber tek bir kitap olarak basılırdı. Ancak o hakikati seven biri olarak bu sahte kitapları yayımlamayı kabul etmedi.

Robert Boyle’un 1689'da hiçbir zaman çok kuvvetli olmayan sağlığı oldukça kötüleşti ve de bu onun Kraliyet Cemiyeti de dâhil görüşmelere gitmesini engelledi. Tanıdıklarıyla, çok sıradışı bir durum olmadığı müddetçe Salı-Cuma öğleden sonraları ve Çarşamba-Cumartesi de öğlenleri rahatsız edilmek istemediği haberini saldı. Bu kazandığı zamanda kendini toparlayıp, raporlarını düzenlemeyi ve o sanattaki çalışkan havarilere, aynen Hermetik bir miras gibi olacak önemli kimyasal çalışmalar düzenlemek istemiş ve buna 2 yıl vakit bulabilmişti. Robert Boyle 30 Aralık 1961’de hayatını kaybetti.




Adınız  
Yorum Yap
 


ÖMER SÖNMEZ Feb 5 2014 9:27AM
www.bilim-adami.com

KARDEŞİM HAYIRLI OLSUN ÇOK GÜZEL OLMUŞ. SAYGILARIMLA BAŞARININ DEVAMINI DİLERİM.



özcan Feb 6 2014 1:26PM
www.bilim-adami.com

Eyw kanka tşk ettim



ahmet May 7 2014 1:50PM
www.bilim-adami.com

çok tesekkurler bu bilgiyi bizimle paylastıgın için



burhanacar May 24 2014 1:22PM
www.bilim-adami.com

çok teşekür ederim



YAKIYOR Sep 28 2014 9:41PM
www.bilim-adami.com

çok karmaşık olmuş çalışmalar ve hayatı diye ayırsaydınız daha anlamlı olurdu



Osuruk Mar 19 2015 4:45PM
www.bilim-adami.com

Çok kısa



Osuruk Mar 19 2015 4:45PM
www.bilim-adami.com

Çok kısa



bir genç Oct 17 2017 7:34PM
www.bilim-adami.com

ya arkadaşlar bu kaç sayfa sürer



bir dost Oct 17 2017 9:32PM
www.bilim-adami.com

bok gibi yazmayın arkadaşlar hangi çalışımaları yaptığını yazmamışlar hiiiiiiiççç tavsiyeeee etmemmmm sakın yazmayınnn [robert boyle kimdir nkfu.] burdan yazın çok kaliteli bir site arkadaşlar ben yazdım o kadar yazdığıma çok pişmanım



ujhujhgyuhjfuyj Oct 18 2017 8:47PM
www.bilim-adami.com

gukghıljojpoıhuyjıyhugtvjr5twrthdfuyyhoıujp9*iç0oğıkçpohoyurft5wesadfxfghvhjhbohıpouy906y6rtyte456dytr6754rws35qaerdsdrfyuı