Alexander Graham Bell hizmetleri kimdir hayatı     Ömer Hayyam kimdir rubaileri hayatı hasan sabbah     Thomas Edison     Öklid Euclides     Niels Bohr     Şeyh Edebali kimdir hayatı     Stephen Hawking kimdir hayatı     Mimar Sİnan hayatı eserleri kimdir camii     Abdüsselam hayatı kimdir eserleri nobel ödülü     Bill Gates kimdir hayatı microsoft       Öklid Euclides     Thomas Edison     Abdüsselam hayatı kimdir eserleri nobel ödülü     İbni Sina       Michael Faraday     Osman Gazi kimdir hayatı osmanlı devleti       Ebul Iz El Cezeri     Mimar Sİnan hayatı eserleri kimdir camii     Hz Mevlana Celaleddini Rumi hayatı kimdir sözleri     Ömer Hayyam kimdir rubaileri hayatı hasan sabbah     Stephen Jay Gould     Özcan Aydın     Halef İbn Abbas ez Zehravi kimdir hayatı icatları     El Biruni kimdir,biruni hayatı     Battani kimdir hayatı eserleri icatları buluşları     Albert Einstein       Robert Boyle     Nikola Tesla     Marie Curie     John Forbes Nash     İskenderiyeli Hypatia     Robert Boyle     Piri Reis kimdir hayatı denizcilik hava eserleri     İbni Sina     Niels Bohr     Batlamyus Kimdir Hayatı Buluşları Eserleri       El Biruni kimdir,biruni hayatı     Alfred Bernhard Nobel kimdir hayatı     Stephen Jay Gould     Michael Faraday     Cabir bin Hayyan kimdir hayatı eserleri kimya       Bill Gates kimdir hayatı microsoft     Mustafa Behçet Efendi      Nikola Tesla     Piri Reis kimdir hayatı denizcilik hava eserleri  

Lev Nikolayeviç Tolstoy Kimdir sözleri karenina

  Lev Nikolayeviç Tolstoy, 1828 yılında doğup 1910 yılında ölen Rus filozof, pasifist, eğitim reformcusu, kısa öykücü ve yazardır. Zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen yazar çocuk yaşlarda önce annesini ardından babasını kaybetmiş ve yetim büyümüştür. Kimi kaynaklarda “kont” unvanı taşıdığı ve ünlü eseri Savaş ve Barış’ta anlattığı köşk figüründe ailesinin köşkünden bahsettiği dile getirilmektedir. Eğitim için gittiği Moskova’da okuduğu Fransız yazarlardan (Voltaire ve Rousseau) oldukça etkilenen yazar, ilk eseri olan Çocukluk’ u bu sıralarda yazmış ve eğitimine çeşitli olaylar yüzünden ara vermek zorunda kalmıştır.

Lev Nikolayeviç Tolstoy Edebi Yaşamı

Edebiyat dünyasındaki etkinliğinin başladığı yıl olarak, 1852 yılı kabul edilmektedir. Sonraları bir dönem orduya katılmaya karar veren yazar, bu isteğini gerçekleştirmiş ve Kafkasya’ya gitmiş orada yaşayan halkın çektiği yoksulları ve acıları yakından inceleme fırsatı bulmuş ve gördüklerini yazdıklarında dile getirmiştir. Belki de o dönemde gördükleri yazarı gerçekçi (realist) bir bakış açısıyla yazmaya iten en önemli sebeplerden birisi olmuştur. Ayrıca, 1860’lı yıllarda yaptığı Fransa gezisinde Victor Hugo’yla tanıştığı ve tarz konusunda tercih ettikleri edebi akımlar farklı olsa bile, ondan çok etkilendiği söylenmektedir. Dünya çapında ün kazanmasında etkili olan ve günümüzde bile en çok okunan eserler arasında yer alan, özgünlüğünü koruyan ‘Savaş ve Barış (1869)’ ile ‘Anna Karenina (1877) isimli iki romanı vardır. Bu iki ünlü eserin ortaya çıkmasında eşinden oldukça büyük yardımlar almıştır.

)Hayatının çoğu döneminde gelgitler, ruhsal çöküntü ve buhranlar yaşayan yazar, mutlu bir şekilde devam eden evliliği süresince ortaya çıkardığı bu iki dev eserden sonra tekrar depresif bir yapıya bürünmüştür. Öyle ki çoğu edebiyat tarihçisinin söylemlerine göre Savaş ve Barış’ın popülerliği ve kazandığı başarı arttıkça Tolstoy bir o kadar üzülüp, ağır depresyonlar geçirmiştir. Özel mülkiyet ve din konularında radikal fikirleri öne süren yazar din konusunda yazdıkları yüzünden Ortodoks kilisesi tarafında aforoz edilmiş, mülkiyet konusundaki kararları nedeniyle de ailesiyle arası açılmıştır.

Ayrıca halkı eğitme amacıyla  yazılar yazmış olan bir yazarın din, siyaset, devlet ve sosyo kültürel durumlar üzerine de oldukça yazısı bulunmaktadır. Hayatını yaşamı anlamaya ve insanoğlunun acılarını elinden geldiği kadar en aza indirmeye çalışarak geçiren yazar, özellikle Rus köylüsünün yoksulluğuna çok üzülmüş ve hayatının ilerleyen dönemlerinde bütün servetini köylülere dağıtıp onlar gibi yaşamaya başlamıştır. Değiştirdiği hayat şartlarına veya hayatı boyunca değişen tüm duygu ve düşüncelerine karşın değişmeyen tek tutkusu yazmaya karşı olan tutkusudur.

Hayatının son dönemlerinde torunlarıyla zaman geçirmeyi tercih eden yazarın hayatı, bir kış aile içindeki sorunlara kızıp evi terk etmesi ve zatürre olup Astapovo tren istasyonunda ölmesiyle son bulur. Ölümünün üzerinden geçen yüz yılı aşkın süreye rağmen eserleri hala onlarca dilde, binlerce insanla buluşmaktadır. 2009 yılında uygarlık ve sanat tarihine oldukça büyük katkılar yapmış yazarın hayatını anlatan ‘Son İstasyon’ isimli bir film çekilmiştir. Yazar düşündükleri ve yazdıklarıyla insanlık ve sanat tarihinde önemli yer tutan kişilerden bir tanesidir.




Adınız  
Yorum Yap